
İBB’ye yönelik 414 sanıklı davada 40 günlük bir aranın ardından başlayan ikinci grup duruşmaları, Silivri’deki Marmara Cezaevi’nin karşısında yaklaşık 1 milyar lira harcanarak inşa edilen 3 bin kişilik yeni salonda gerçekleşti. Ancak bu devasa salonun fiziksel koşulları, sanıklar, aileler ve avukatlar için duruşmayı tam anlamıyla bir işkenceye çevirdi.
HEYETİ GÖRMEK İÇİN BAŞLARINI GERİ EĞİYORLAR
Yeni salonun mimari yapısı, yargılamanın önemli unsurlarından biri olan yüz yüzelik ilkesini sorgulatıyor. Hâkim kürsüsü o kadar yüksek ki sanıkların mahkeme heyetini görebilmek adına başlarını yaklaşık 45 derece geriye eğmeleri gerekiyor. Tavandan sarkan mikrofonlar ve masalardaki priz eksiklikleri de salondaki diğer sorunlar arasında yer alıyor.
YAKINLARI SANIKLARI DÜRBÜNLE İZLİYOR
Salonun büyüklüğü içerideki iletişimi büyük ölçüde kopardı. İzleyiciler ile tutuklu sanıkların bulunduğu bölüm arasında oldukça uzun bir mesafe bulunuyor. Ailelerin sanıkların yüzlerini ayırt etmesi ve sanıkların da seslerini yakınlarına duyurması neredeyse imkânsız hale gelmiş durumda.
Halk TV Muhabiri Gamze Altunay’ın bildirdiğine göre basın mensupları da bulundukları konumdan mahkeme heyetini ve tutuklu sanıkları güçlükle görebiliyor. Bazı izleyiciler ise yakınlarını görebilmek için duruşmaya dürbünle katıldı.
Eski salonda sanıklar avukatlarına ulaşarak belgeleri verebiliyordu. Ancak yeni salonda, sanıklarla avukatlarının arasına boyun hizasına kadar yükselen ahşap bariyerler yerleştirildi. Bu durum avukatların müvekkilleriyle iletişim kurmasını ve belge alışverişi yapmasını zorlaştırdı.
AVUKAT DEMİR’DEN “HZ. YUSUF’UN KUYUSU” BENZETMESİ
İmamoğlu’nun avukatlarından Hasan Fehmi Demir, devasa ancak iletişime kapalı bu salonu “Hz. Yusuf’un Kuyusu” olarak tanımladı. Hâkim ve savcının bulunduğu bölümün yüksekliğine itiraz eden Demir, davanın İstanbul Adliyesi’nde görülmesini talep etti.
Demir, “Sizin ve savcının bulunduğu yükseklik yüz yüzelik ilkesini ihlal ediyor. Bunun kabul edilemez olduğunu yinelemek istiyoruz. Sayın heyetin yargılamanın İstanbul Adliyesi’ne alınmasına karar vermesini dilerim.” şeklinde konuştu.
“DEVASA MEKÂNDA BİR MEKÂNSIZLIK YARATILMIŞ”
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel de sanıklarla izleyiciler arasındaki mesafeye dikkat çekti. Özel, “Seyircilerden dürbün getirenler var. Çünkü mahkeme salonunda seyircilerle sanıklar arasında, bilmiyorum ama bir futbol sahasından daha fazla, belki iki futbol sahasına yakın bir mesafe var ve dürbünle izleyenler var.” ifadelerini kullandı.
Aynı zamanda avukatların müvekkilleriyle göz teması kuramadığını vurgulayan Özel, salonun yüz yüze yargılama imkanını ortadan kaldırdığını belirtti:
“Burada mekanı büyütmek, araları açmak, bariyerler koymak ve en uzağa yerleştirmek suretiyle bu devasa mekanda bir mekansızlık yaratılmış. Bir yüz yüze yargılama imkanı ortadan kaldırılmış durumda.”
Dava 9 Mart’ta 107 tutuklu sanıkla başlamış olup bugüne kadar toplamda 64 duruşma gerçekleştirilmiştir. Süreç içinde tutuklu sanıkların yaklaşık yarısı tahliye edilirken davada hâlâ tutuklu bulunan 53 kişi bulunmaktadır. Yargılamanın içeriği kadar yaklaşık 1 milyar liraya inşa edilen bu salonun yapısının da sanıklarla aileleri ve avukatları birbirinden uzaklaştıran bir nitelik taşıdığı tartışmalara yol açtı.
The post Silivri’deki 1 milyarlık duruşma salonuna “Hz.Yusuf’un Kuyusu” benzetmesi! Dürbünle izleyebildiler first appeared on .